Kişisel Blog-Son Çalkantılar-Güncel-Günlük-Bilişim ve Teknoloji-İnternet-Spor-Çözümler-Okul-Sinema-Tv Dünyası-Blog-Blogcu-Kişisel Blog-Blog Dünyası

En kötü karar, karasızlıktan iyidir...!!!

|
Benim şu an ki halimi en iyi özetleyen cümle bu olsa gerek. Son bir kaç gündür kafamda sürekli dönen bu cümle benim kararsızlığıma bi çare bulmam için bana işaret olsa gerek. Ama bu çözüm için neden bu noktaya gelindi ona bilmek lazım. Neden bu noktaya gelindi?
Bir anlık avuntu, sıkıntı patlaması ve bilimum saçma istek doğrultusunda yanlış verilmiş bir karar sonucu ismini çok duyduğum, ne yaptığını kulaktan duyma bildiğim bi bölüme; makine müh. geldim. İlk başlarda gayet güzel gidiyordu, yurda gelip bu benim
bölüm falan şu bu... Tabi olaya giriş yapıldıkça kafayı karıştıran cinslikler çıktıkça kendi kendini kurcalamar başladı; bu meslek bana göre mi, acaba doğru yerde miyim, isteyerek mi geldim?... Tabi bu sorluar olunca haliyle uykusuz geceler, sabahları söverek uyanmalar, devamsızlığı doldurmalar, okulun olduğu yerden uzaklaşmalar
vs. vs. İşin kötü yanı ise bi türlü ne yapacağın konusunda karar verememek. Çünkü kararsız kaldıkça beyin daha çok bulanıyor ve hayat çekilmez hale geliyor. Karar verirken isteğimiz doğru
ltusunda hareket ederek bu sefer 'ya ailemin dediği ne olacak?' diye bi soru çıkıyor karşımıza. Bu
soruyla karışık olan kafamız iyice allak bullak oluyor. Birileriyle konuşup yardım almak ise daha da durumu vahim hale getiriyor çünkü herkesin fikri farklı. Kimi 'sen sevdiğin işe yönel' kimi 'olum gelmişsin kral bölüme, ailen de istiyor sık dişini geçmeye bak' der. Oldu mu yine sana karasızlık. Bu olayın çözümü nedir bilmiyorum ama benim acilen bi kara vermem lazım ve bu karaın benim için dönüm noktası olacağı kesin. Vereceğim kararı iki türlü düşünüp, hem aile hemde kendi istek ve arzularım açısından, en yakın zamanda yaşamıma katmalıyım, en kötü karar bile olsa şu an ki kararsızlığımdan iyi olacağı kesin.
Sizlere de tavsiyem dostlarım, kararınızı verirken 3 kere düşünün; kendiniz açısından, ailniz açısından ve hem kediniz hem aileniz açısından...

.

Telefonla ilk yazı deneyimi... SE W705

|
bundan önceki yazımda tanıttgım yeni telefonum se w705 in en begendim özelliği olan wifi i kullanarak bloguma telefonla ilk yazı deneyimini yaşatıyorum. Bu yazı tamamen test etme ve denemek amaçlıdır. Her ne kadar telefonla da olsa böyle bir olay gerçektin çok klas. Darısı yeni yazılarıma. Her ne kadar pc gibi olmasada muhteşem birşey...

Sony Ericsson W705

|
Uzun süren araştırma ve incelemelerin sonunda yeni telefonumu aldım. Her ne kadar uzun süre nokia kullanımından sonra zor geleceğini düşünsemde yeni aldığım sony ericsson w705 ile şu an çok mutluyum. Telefonda ne ararasan var. Wi-fi'dan tutunda sensörlü hareketlere kadar... Telefonumdan biraz bahsetmek istiyorum. Öncelikle diğer kızaklı telefonlara göre çok daha ince hatta bayağı bi ince. Tuş kullanımı, ele oturması, kızak açma-kapaması gerçekten süper. Bundan önce kullandığım 6710 Navigator'den daha iyi dersem yalan olmaz. Ekran ise 2.2'' gibi büyklükle yüksek çözünürlük ve kalite sağlıyor. Yane bu telefona da bu yakışırdı zaten. Kamerasına gelecek olursak 3.2 kamerası şu ana kadar kulandığım 5 mpx'li iki nokia modeliyle(6220 c,6710 navigator) nerdeyse aynı hatta bazı yerlerde kalite farkı bile attığı oluyor.Özellikle gündüz çekimleri ayrı bi dehşet. Kablosusuz ağa yane wi-fi' a gelecek olursak gayet hızlı ve başarılı.Wi-fi Kullanmaya başladığımdan beri kendi bilgisayarıma pek oturmaz oldum :D. Çünkü wi-fi düşük sinyalde bile mükemmel denecek biçimde hızlı. Bilgisayarımda 5 sn gibi bi sürede açtığım sayfaları telefonumla 2 sn gibi çok kısa ve uçuk bi süre de açtım. Bu arada wi-fi hızı nokia modellerinden çok daha iyi. Telefonumda gördüğüm tek eksik şudur o da gece çekimleri için dar ortamlarda tabi carl-zeis ya da kırmızı ışık olayının olmaması. Bu eksiklik telefonu almadan önce kafamı çok kurcalıyordu ama telefonu alıp gece çekimleri dahi gördükten sonra hiçte problem olmadığını anladım. Çünkü sıfır ışığın mantığı karanlığı göstermektir ve bu model kesinlikle onu beceriyor. Telefonun sesine değinecek olursak, telefon zaten walkman telefon, sesi gerçekten çok süper çıkıyor. He ilk aldığınızda telefonu sesi açtığınızda düşük gelebilir ama ekolayzır ayarını tavana vurunca kaliteyi göreceksiniz. Birçok telefonda eko ayarını tavan yaptığınızda seste bozulma ve bilimum sorunlar meydana geliyor ama bu telefonda yane şu an kullandığım itibariyle bi problem yok. Telefonun hızına ve pil kullanım süresine gelecek olursak, telefon gayet uçar gibi hareket ediyor :D menü geçişleri program,oyun,tema vs yüklemeleri gerçekten çok hızlı. Şarj süresi ya da pil kullanımına gelecek olursak pil kullanımı gerçekten başarılı hiç şarj etmeden müzik,oyun,internet kullanımımla beraber beni 3,5-4 gün getiriyor ;) bu da yeterince tatimin edici. Telefonumla çektiğim bir kaç resim paylaşayım ve farkı sizde görün ;)



Fotoğrafların orjinal boyutları için üzerlerine tıklatın...

Yalnız Futbolcular Mı Sokakta Şov Yapar?

|
Bugün spor sayfalarında dolaşırken çok güzel ve bi o kadar da ilginç bi video gördüm. Dünyanın 4 numarası olarak lanse edilen ünlü tenisçi(tanımayanınız olabilir) Andt Murray kendi evin sokğında kendi mahallesinde bir futbolcu gibi ama tenis topu ve raketiyle çok hoş hareketler ve bilimum atraksiyonlar yapıyor :D Zaten ilgi çeken tarafıda bu şovu tenis topu ve raketiyle yapması. Yazıyı uzatmadan sizi Andy Murray ve reketiyle başbaşa bırakıyorum...

Kral ve Soytarı...!!!

|
Malumunuz son bir aydır ülkemizin siyaset havası Chp ve Chp'lilerin yarattığı havalardan oluşuyor. Bu havanın belkide en büyüğü en tozlu dumanlısı Baykal'ın sex kasedi ve bu kaset ardından Baykal'ın Chp'nin başından ayrılması. Baykal'ın Chp'nin başından ayrılmasının ardından sağ kolu diye tabir edilen Önder Sav'ın herkesin ona 'Brütüs' diye tabir etmesine neden olacak adımı attı. Ani bir kararla Kemal Kılıçdaroğlu'nu Chp'nin başına geçirdi. Bu siyasi çevrelerce, bilumum yazarlar ve bu konuyla yakından ilgilenenler tarafından çok komik karşılandı. Çünkü bu olay kesinlikle Baykal'ın baştan indirilmesi için yapılmış ve yerine oy getirecek daha mantıklı birinin getirilmesi sağlanması içindi. Mesela partiden ayrılan Mustafa Sarıgül gibi. Neyse vardır bunda da bi bit yeniği deyip geçiyorum. Burda değinmek istediğim asıl konu Chp'nin genel sekreteri olan ve şu an brütüs diye nitelendirilen Önder Sav. Görünür olarak Sav, ne kadar brütüs olarak bilinsede aslında Kral o. Çünkü partide ki son kararların hepsinin altına o imzasını atı. İstese tekrardan Baykal'ı başa geçirebilirdi. Ama o tam tersini yaptı ve Baykal'ın bi anlamda kalemini kırdrı. Nasıl mı? Baykal'ın videosu ortaya çıktıktan hemen sonra Sav, myk'yı toplayarak bi açıklama yaptı ve Baykal'ın bir an önce istifa etmesi gerektiğini vurguladı. Zaten bundan sonrası malumunuz Baykal saltanatı sona erdi. Ve sonra hiç yoktan bi şekilde Kılıçdaroğlu başa geçti. Yine Sav'ın isteği doğrultusunda. Sav, oylamada fire çıkmayacak dedi ve fire çıkmadı. Bu ne oldu böyle tüm Chp Baykal'ın gitmesi için gün mü sayıyordu. Hayır! Demek ki burda bi iş var. Burda Sav'ın yine kral olduğunu görüyoruz. Kılıçdaroğlu seçildikten sonra listeyi hazırlarken Sav!ın isteiği doğrultusunda eski isimleri tekrar partiye aldı. Halbuki Kılıçdaroğlu ilk başkanlık adaylığını açıklarken daha genç ve dinamik bi parti olacağız demişti. Gelin görün ki şimdi durum tam tersi. Başkanlık konuşması da özene bözene Sav kokan bi konuşmaydı. Bu da gösteriyor ki Chp'de Sav aslında Brütüs değil Kral'mış. Kılıçdaroğlu ise onu kullandığı istediği zaman değiştirebileceği soytarısı şeklinde. Burda sayın Kılıçdaroğlu'na kesinlikle aşağılayıcı bi ithamda bulunmuyorum ama piyon olarak kullanılan kişi konumunda. Burdan hareketle Sav'ın Chp'de ki konumunun genel sekreterliğin ne kadarda üstünde olduğunu görüyoruz. Burda Brütüs'lüğü aslında Kılıçdaroğlu yapar. Nasıl yapar? Kendi istediği listeyi oluşturarak kendi isteklerini yerini getirerek yapar. Önümüz neler gösterir bilmem ama bu muhabet çok döner....
site ekle Bedava Hit Siteler Türkçe İçerikli Web Siteleri